Güzellik Uykusu Nedir

Paylaş
 

Uyuyan Güzel’in sadece bir çocuk masalı olduğunu düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Gerçi masaldaki prensesin uykuyla başı kelimenin tam anlamıyla dertteydi ama çağın adamları, az ya da düzensiz uyku uyuyanın eninde sonunda güzellikle ilgili dertleri olacağında hemfikir.

Uyku, belki de tanrının insanoğluna en büyük lütfu. Bir tür yenileme, dinlenme, beynimizi ve bedenimizi sıfırlama, şarj olma zamanı. Haliyle uykuyla ilgili sorunlarınız varsa. Bu aynı zamanda ya hayatınızla ilgili sorunlarınız da var ya da olacak anlamına geliyor.

Uykuyla ilgili sorunları nasıl tanımlayabilirsiniz?

Bu biraz karmaşık bir durum çünkü artık herkesin beden yapısının farklı olduğu ve herkesin farklı uyku dilimlerine ihtiyaç duyduğu biliniyor. Bu, genetik olduğu kadar coğrafi hatta mesleki nedenlerden de kaynaklanabiliyor. Ama uykusuzluk, bambaşka bir şey ve başlı başına bir sorun. Peki uykusuzluk çektiğimizi nasıl anlayacağız; ya da yattığımız uykunun kaliteli olup olmadığını nasıl değerlendireceğiz?

Yatakta bir o yana bir bu yana dönüyor, bir türlü uykuya dalamıyor, geceleri sık sık uyanıyorsanız; ya da sabahları uyanmakta zorluk çekiyor, bütün gün “uyku sarhoşu” yaşıyorsunuz uykusuzluk sorununuz var demektir. Uyku, vücudumuzun ve beynimizin çalışması için son derece önemli bir yaşam dilimi çünkü gün içinde kullandığımız bütün enerji, uyku sırasında yeniden depolanıyor. Uykusuzlukla birlikte bedensel ve ruhsal sorunların ortaya çıkma nedeni de bu: Enerji depolarınız boş ya da yarım dolu olduğu için vücut kendini “ayakta tutacak kadar” idare ediyor. Yapılması gereken şey basit ama açık konuşmak gerekirse, yapmak için sabır ve istikrar gerekiyor.

Neler yapmanız gerektiğinde geçmeden önce, bir noktaya daha değinmekte fayda var: Uyku, farklı bünyelerde farklı saatlerle sınırlanan bit enerji depolama dönemidir. Örneğin, ünlü İngiliz siyaset adamı Winston Churchill’in günde beş saat uykuyla dipdiri olduğunu çağdaşları aktarır. Ya da Mustafa Kemal’in ”uykuda geçen zamana acıyan” bir lider olduğu, Kafkas Cephesi’ndeki savaşa yetişebilmek için 36 saat hiç uyumadan at üzerinde yol aldığı yaveri Cevat Abbas Gürer’in anılarında yer almıştır. Öte yandan günde 10 saatten az uyursa kendisini sarhoş gibi hisseden pek çok insan da vardır. Bizim aşağıda sıralayacağımız önerilerin, bu tür uç örneklerden ziyade ”sıradan insanın sıradan uykusuzluk sorunu” ile ilgili olduğunu şimdiden belirtelim.

Ey uyku, neredeysen gel!

Uykunuzu düzene oturtmak için atmanız gereken ilk adım, her gün aynı saatte yatıp aynı saatte kalkmayı alışkanlık haline getirmek olacaktır. Örneğin uyanmak için 07.00, uyumak için 22.30-23.00 saatlerini kendiniz için sabitleyebilirsiniz. Yatmadan önce edineceğiniz bazı alışkanlıklar da uyku geçişi kolaylaştıracaktır. Dişlerinizi fırçalamak, gece cilt bakımını yapmak, yarım saat kadar önce ılık duş almak, bir bardak ılık süt içmek gibi ritüeller, bedeni ve zihni uykuya hazır hale getirir.

Her ne kadar günlük temponuzda bunun zaten yapamasak da, gündüz uykularını hayatımızdan çıkarmak da bir çözüm olabilir. Çünkü gündüz uykusu, gece uykusunu kovan bir etkendir. Yine sabah saatlerde yapılacak egzersizler ya da çıkılacak yürüyüşler de bünyenin enerji tüketimini hızlandıran etkenler olacaktır. Gün içine yayılarak harcanan enerjinin önlemi bir kısmı, bu sayede sabah henüz gün başlangıcında harcanmış olur. Uyku, “yatıp uyumam lazım” cümlesiyle ağırlanan bir dinlenme süresi değil. Yani siz ne kadar “uyku vaktim geldi” deyip yatağa girseniz de uyumak da zamanınızı alır. Bunun en önemli nedeni de uykusuz bir kişinin yatağa girdiği anda, yaşadığı gün ile ilgili düşüncelerle baş başa kalmasıdır. Bu düşünceler bazen o kadar yıpratıcı hal alır ki, uykuya dalma saatimizde bile kendimizi evin içinde ne yapacağını bilmez hale dolanırken bulursunuz.

Uzmanların bu konudaki tavsiyesi şu: Günlük tutun… Çünkü günlük tutmak, gün içinde yaşadıklarımızı yazıyla kağıda dökmek ve bu sayede rahatlamak demektir. Gerçi bu rahatlamayı içinizdekileri ailenizden biriyle veya yakın bir dostunuzla paylaşarak da elde edebilirsiniz ama onun da bir riski olduğunu unutmayın: Dertleşme sohbete dönebilir ve uykuyu iyice kaçıran çaylar kahveler birbirini izleyebilir.

Uykuya dalmanın sırları

Uzmanlar, yatma pozisyonunun da uykuya dalmada önemli bir etken olduğunu öne sürüyor. Yatma pozisyonunun da ideal olanı var elbette: Sırt üstü ve hafif sağ yanınıza doğru, bacaklarınız hafif kıvrık şeklinde uzanmak… Bu şeklinde kalbinizin bulunduğu sol tarafı üzerinde baskı uygulamamış, sağ kolunuza kan dolaşımını etkileyecek şekilde ağırlığımızı vermemiş ve bacaklarınızı rahat bir şekilde uzatmış olarak hemen tüm organlarınızın çalışma temposunu desteklemiş olursunuz. Yalnız aklınızda bulunsun: Herkesin “rahat” uyku pozisyonu farklıdır. Uyuduğunuz odanın da önemli olduğunu belirtmek gerek. Odanın özellikle karanlık ve sessiz olması, uykuya dalmayı kolaylaştırması kadar uykunun kalitesi açısından da önemli. En çaresiz kaldığınızda bile yatak odanızın yerini değiştirerek ses sorununu çözebilmek bile, odanın karanlığını sağlamak o kadar kolay olmayabiliyor. Hele yatak odanızın penceresi doğuya bakıyorsa, her sabah güneşi başucunuzda buluyorsunuz denektir. Güneşin sabah 05.00 sularında doğduğu yaz aylarında ise bu, “kalk borusu” etkisi yapıyor. Böylece bir yatak odanız varsa yapmanız gereken güneş geçirmez ”blackout” perdeler kullanmak olabilir. Yatak odasının ısınsı ise ne çok sıcak ne de çok soğuk olmalıdır. Odanın aydınlatmasında ise ışığın doğrudan değil dolaylı, yansımalı olarak size ulaşması; çıplak ampuller ya da LED lambalar gibi sert ışık kaynaklarını değil, abajur, okuma lambası veya ışığı tavana yansıtacak avizeler gibi ışık kaynakları tercih edilmelidir.

Yatağınızın ve yastığınızın yapısı da iyi bir uyku çekmeniz için son derece önemlidir. Özellikle yastığınızın ne çok yüksek ne de çok alçak olmasına dikkat edin. Yatağınızı film izlemek, bulmaca çözmek, kitap okumak, internette sörf yapmak vb. için de kullanmayın. Çünkü uykusuzluk çeken birine yatak, üzerinde gerçekleştirilen eylemleri değil direkt uykuyu hatırlatmalı. Yatak odasındaki elektrikli ve elektronik eşya sayısını da azaltın. Uykusuzluğunuz tüm bu önlemlere rağmen devam ediyorsa mutlaka bir uzmandan yardım alın.

 

Güzellik uykusu gerçek mi?

Üzerine bu kadar söz sarf ettiğimiz uykunun insan sağlığı ve psikolojisi üzerindeki olumlu etkileri bir yana, güzellik için de önemli olduğu artık biliniyor. En basitinden cildin pürüzsüz kalması için uyku şart. Çünkü insan cildi, her gün 10 gram ölü deri hücresi atıyor. Bu işlem de her akşam derimizin en üst tabakasındaki hücrelerin bölünmeye başlamasıyla gerçekleşiyor. Biz uyurken büyüme hormonunun salgısı artıyor ve stres hormonu seviyesi düşüyor. Bu yenileme saatlerinde cilt başta oksijen olmak üzere, bir dizi besin maddesine ihtiyaç duyuyor.

Aldığımız her solukla cildimiz de ihtiyaç duyduğu oksijeni depoluyor. (Yatmadan önce yatak odasını havalandırmak ve yaz aylarında penceresi açık bir odada uyumak işte bu yüzden önemli.) Uyurken, vücut ısımız iki derece kadar yükseliyor. Bu da bedenimizin bol bol sıvı üretmesini sağlıyor. Sabahları nemli saç dipleri veya nemli vücutla uyanmanızın nedeni de bu. Yağ bezlerimiz ise geceleri yenilediği için uyurken vücudumuz daha az yağ salgılıyor. Bu gerçek ise kuru cilde sahip olanların, gece neden nemlendirici sürmesi gerektiğini açıklayan bir bilgi.

Peki uykumuzun tüm evreni mi güzelliğimiz üzerinde etkili? Pek değil. Uyku üzerinde yapılan araştırmalar, kanımızdaki büyüme hormonunun uykuya daldığımız andan itibaren yükselişe geçtiğini göstermiş. Bu da saat kaçta uykuya dalarsanız dalın, uykunuzun ilk 3.5 saatinin kelimenin tam anlamıyla “güzellik uykusu” olduğunu kanıtlıyor. Tek koşul, uykunun derin ve yeterli olması.

Dahası var: Bu “güzellik uykusu” aşaması dört ya da altı kez tekrarlanıyor. Yani, hepimizin zannettiği gibi, öğlenleri yatılan uyku, güzellik uykusu değil. Bunun da nedeni şu: Hücre yenilemesi ve hormonal reaksiyonlar sadece geceleri meydana geliyor. Bu da öğle uykusunun güzellik üzerinde hiçbir etkisi yok demek. Çünkü cildin yenileme işlemini gerçekleştiren melatonin hormonu sadece geceleri salgılanıyor. Yeri gelmişken hemen hatırlatırım, uykunun ciltteki kırışıkları giderdiği ne yazık ki bir şehir efsanesi. Bütün mesele şu: Uyumaya yattığımızda cildimiz daha fazla sıvı depoluyor. Tansiyonumuz düşüyor ve damarlarımız genişleyerek cilt dokusuna bol miktarda sıvı akın ediyor. Hareketsiz olduğumuz için bu sıvının ciltten akması da zorlaşıyor. Sonuç olarak dokunun gerilmesiyle ince kırışıklar ortadan kayboluyor, aynı kırışıklar, gün içinde geri geliyor. Ancak şurası kesin: Uyku, söz konusu ince kırışıkların derinleşmesini önlüyor.

Uyurken vücut ısımız iki derece yükseliyor ve bedenimiz bol bol sıvı üretiyor. Sabahları nemli saç dipleriyle ve nemli bir vücutla uyanmamızın nedeni de bu.

Siesta nedir?

Pek çoğumuz, bazı sıcak ülkelerde resmi uygulama alanı bile bulan siesta ile ilgili gerçekleri bilmez. Siesta, özellikle Akdeniz ve Güney Amerika’daki ülkelerde saat 14.00-16.00 arasındaki uygulamalar. Buna göre, öğle tatili bu saatler arasında çekilir ve işler ne kadar yoğun olursa olsun, öğle uykusuna izin verilir. Çünkü kişilerin yaşadıkları yorgunluğu önlemek için kısa süre de olsa uykuya ihtiyaçları olur. Bu yorgunluğun da bazı nedenleri vardır.

Örneğin insan vücudunun ısısı gün içinde iki kez düşer. Bunlardan biri sabaha karşı 03.00 sırasında, diğeri ise öğlenden sonra 14.00-15.00 saatleri arasında gerçekleşir. Hemen herkes öğle yemeğinin ağırlığı bu rehavet, aslında vücudun uykuya en meyilli olduğu saat diliminin göstergesidir.

Öte yandan öğle uykusu, en az gece uykusu kadar insan vücuduna yarar sağlar. Gece yeteri kadar uyumuş, gündüz de öğle uykusu uyuyan vücudu tazelenir, performansı artar, düşünme ve problem çözme yeteneği hız kazanır. Özetle, öğlen uykusunun, siestanın güzellik üzerinde değil insan bedeni ve zihni üzerinde olumlu etkisi vardır.

Bu yazı 29 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

Sivilce İzleri Neden Olur? Sivilce Nasıl Geçer? Sivilce İzleri Nasıl Geçer? Sivilce Maskeleri Göz altı morlukları neden olur? Göz altı morlukları nasıl geçer? Sivilce Lekeleri Nasıl Geçer? Madecassol merhem Primolut Siyah Noktalar Nasıl Geçer? Siyah Noktalar İçin Maske